Oğuz Karaduman

 

 

Meletin Saklı Sırları -1-

 

Sevgili Mesudiyeli Hemşerilerim.
 
Bundan sonra sizlerle değerli Mesudiye Haber Gazetesi aracılığıyla birlikte olacağız. Mesudiye tarihiyle ilgili bilgi birikimlerimi ve gidip gördüğüm köylerdeki gezi, gözlem araştırmalarımı ve bu konuda araştırma yapmayı seven Mesudiyeli hemşerilerimizin birikimlerini siz değerli hemşerilerimle paylaşmak beni ziyadesiyle mutlu edecektir. Böylelikle makalelerimizle Mesudiye’nin karanlık tarihine bir ışık tutabilecek ve siz değerli hemşerilerimize bir nebze de olsa faydalı olabileceğiz.
 
Hemen hemen hepimiz ailemizin en büyüğüne, en bilgilisine ve en deneyimlisine   “Biz kimiz? Mesudiye’ye nereden gelmişiz? Sülalemiz, soy ağacımız kimlere ve nerelere kadar gidiyor?” diye heyecan ve merakla bir takım sorular sormuşuzdur. Ne yazık ki sorularımıza tatmin edici, açıklayıcı, kesin bilgilere dayalı her hangi bir yanıtta alabilmiş değiliz. Bu güne kadar Mesudiye tarihini ve kültürel yapısını anlatan bir takım kitaplar ve makaleler yayınlanmışsa da bunlar daha çok tahmin ve yorumdan öteye geçememiş; yakın coğrafyalardan,  eserlerden alıntılar yapılarak oluşturulmuş iyi niyetli çalışmalar olarak kalmıştır.
 
Bu makalemde siz değerli hemşerilerime Mesudiyeli bir büyüğümüzden ve Mesudiye’nin insanlık tarihine ışık tutmayı amaçlayan kitabından bahsedeceğim.
 
Azmi KARADUMAN, Mesudiye Kışlacık Köyü’nden Mesudiye’de doğmuş, çocukluğunu Mesudiye’de geçirmiş, Mesudiye’de okumuş, Mevla nasip etmiş senelerce T.C Ziraat Bankası Mesudiye Şubesi’nde çalışmış, hemşerilerine yıllarca hizmet vermiş, çalışmalarıyla Mesudiyeli hemşerilerinin takdirini kazanmış hizmet ehli hemşerimizdir. Bu hemşerimiz daha çocuk denecek yaşta hepimizin kendimize sorduğu o soruların cevaplarını aramaya başlamıştır. 
 
“Biz kimiz, hangi soydanız, nereden geldik bu topraklara, ne zaman ve niçin geldik” bu sorular Azmi KARADUMAN’ı araştırmaya yöneltmiş; araştırdıkça merakı daha da artmış, Mesudiye’de tam elli sene boyunca gidilmedik köy, araştırılmadık alan bırakmamış,  Eriçok Tepesi’nden Karagöl Yaylaları’na, Karababa’dan Karatepe’ye, Erdem Kırına kadar ayak basmadığı Mesudiye toprağı kalmamış bu da yetmemiş eski Melet Havali’ne; yani bizimle aynı kültürel özelliklere sahip Tokat Reşadiye, Sivas Koyulhisar ve Giresun’un Mesudiye sınırlarına yakın bölgelerine kadar gezmiş, araştırmış, gezi gözlem ve yüzey araştırmaları yapmıştır. 
 
Bunca senenin emeğini bir kitapta toplamayı başarmış olan hemşerimiz bu çalışmasını da yakın zamanda siz değerli hemşerilerimizin beğenisine sunacaktır.  
Kitabının adı “Buluntular Işığında Meletin Saklı Sırları 1” Bu kitapta İnsanlık Tarihini tarih öncesi çağlarından yani Dört yüz bin yıl öncesinden başlayarak Mesudiye’de Tunç Çağı’nın görkemli günlerini anlatan ve Demir Çağı’nın sonlarına kadar İnsanlık tarihinin karanlık noktalarına ışık tutmayı hedefleyen bir çalışma tamamlanarak yayına hazır hale getirilmiştir. 
 
Yine yapım aşamasında olan, yeni kitaplarla birlikte devam eden insanlık tarihinin karanlık çağlarından kesintisiz bir şekilde günümüze kadar gelen süreci araştıran muazzam eserler kitaplarında hemşerimizin kendi kişisel çabalarıyla Mesudiye’nin değişik köylerinden onlarca yıl uğraşarak toparladığı ve Ordu Kültür Müzesi’ne teslim ettiği yüzlerce tarihi eser ve yine  yazarın yoğun çaba ve gayretleriyle gezi ve gözlemleri sırasında çekmiş olduğu onlarca resim  kitabın görsel olarak zenginlik içerisinde sunulmasına ve kitapta bahsi geçen iddialara  belgelerle yerinde kanıtlarla desteklemesine vesile olmaktadır.  
 
Buluntuların Işığında Meletin Saklı Sırları 1 adlı kitapta öyle ilginç ve uç iddialar var ki bu özelliğiyle kitabı; Mesudiye için önemli olduğu kadar güzel ülkemiz, vatanımız hatta tüm dünya ve insanlık tarihi için de evrensel bir misyon yüklenmeye mecbur hale getiriyor. 
 
Bu kitapta Mesudiye’de Nuh Tufanı’nın izlerine rastlandığından, Tarih öncesi çağlarda yaşanmış olan küresel ısınmalara, iklim değişikliklerine ve bu değişikliklerin insanlar üzerindeki etkilerine kadar bir çok konuya değiniliyor. 
 
Bir başka iddiada ise; Mesudiye de Türk izlerinin bilinen tarihin aksine Malazgirt Savaşı’ndan çok önceki dönemlere dayandığına  ve bu izlerin Melet’in taşında, kayasında binlerce yıl evvelinden betimlendiğine, bu betimlemelerde  Ergenekon Destanı’nın izlerine  rastladığına kadar insanlık tarihi ve Türklük Tarihi ile ilgili çok önemli ve değişik konulardaki uç iddialardır. Yazarımız kitapta bu iddiaları belgelerin ve buluntuların ışığında ispatlamaya çalışıyor. Hemşerimiz bu iddialarıyla adeta  bizi bu eserin değerini  ve önemini siz değerli hemşerilerimizle paylaşmaya mecbur bırakıyor. 
 
Böyle bir eserin Mesudiyeli bir hemşerimiz tarafından hazırlanması ve yayına hazır hale getirilmesi hepimiz için gurur kaynağıdır. Onlarca sene kendisine defineci, altıncı gibi bir çok yakıştırmalarla hitap edenlere kulak tıkayarak çalışmalarına devam eden;  dağ, taş, dere, tepe demeden gecesini gündüzüne katan ve araştırmalarını bir yaşam tarzı olarak benimseyen; maddi ve manevi bir çok fedakarlık yaparak bu değerli eserleri Mesudiye nezdinde Türk Halkı’na armağan eden, amatörce de olsa bilime ve insanlığa hizmet veren eser sahibinin bu çalışmalarına hayatımın her aşamasında şahit oldum,  bize insanları ve tarihimizi sevdiren,  bu bilince ve kültüre kavuşturan değerli hemşerimiz Azmi KARADUMAN’a bu güzel çalışmalarından ve üstün hizmetlerinden dolayı tüm Mesudiyeli hemşerilerimiz  adına teşekkür etmeyi  borç bilirim.      
 
Mesudiye için son derece önemli olan bu eserlere öncelikle bölgede görev  yapan;  gerek idari ve gerekse de yerel yöneticilerimiz hatta ülkemizin değişik bölgelerinde aktif olarak hizmet veren siyasetçilerimizin, bürokratlarımızın ve iş adamlarımızın  bir an önce  bu envanter niteliği taşıyan çalışmaları inceleyerek bahsi geçen bu kitaba sahip çıkmaları son derece önemlidir. Yerleşim alanlarında bulunan turizm potansiyelinin farkına varmaları, bu alanlara yasal kazılar getirmek, medya ve tanıtım araçlarını etkili bir biçimde kullanarak bu tarihi alanların ülke ve hatta dünya çapında tanınması için çaba harcamaları ve Mesudiye’nin turistlik bir cazibe merkezi olması için tüm olanakları seferber etmeleri başta yöneticilerimiz olmak üzere tüm Mesudiyeli hemşerilerimizin üzerine düşen bir görevdir. 
 
Saygılarımla.
 
 
Oğuz KARADUMAN
okaraduman5278@hotmail.com
Başa Dön